Üzerinden en az 2 yıl geçmiş.
Binlerce kahve, yüzlerce değişiklik, bir doğum, iki taşınma, kariyer değişikliği, ülke değişikliği ve nicesi.
En azından beni rahatlatan bir konu var ki dramatik tarafımı yazıya dökmüyorum.
Her konuda içimi sıkabilirim ama kelimelerimde ağdalı değilim. Yaşlandıkça uzun cümleleri okuyamaz hale geldim. Her kim uzun uzun kendi durumunu dramatize ederse sıkılıp kapatıyorum.
Neyse bu konuya şimdi nereden geldik?
Geçen gün Amsterdam'da bir cafede (bu artık Türkçe'ye böyle girmiş olmalı) bir kız harala gürele yazıyordu. Ağzımın suyu aktı.
İnanılmaz özendim, kıskandım ve işte buradayım.
Hayatımda olan onlarca belki de yüzlerce değişikliği tek tek anlatacak halim yok.
Nitekim şu ara herkesin hayatında benzer şeyler olmaya başladı. Ülke değiştirmenin bir espirisi de kalmadı. Apartman görevlimiz bile "ben de gitmeyi düşünüyorum" diyor.
Göçmenlik, gurbetçilik nedense hiç kendimi bağdaştıramıyorum.
Bu konuda sürüyle yorum okudum. Dram... Bazen gelmeseydiniz kardeşim- diyesim geliyor da 35 yaş olgunluğundan susuyorum.
Burada değil de orada olsam ne değişirdi?
Şu an saat 16:11 yani Türkiye'de 18:11 yani ben trafikte ve Instagram'a bakıyor olurdum. (Muhtemelen İstanbul trafiğinde araba kullanmıyorumdur çünkü daha o kadar delirmedim.)
Bir kızım var beni özlemiştir -umarım- onunla görüntülü konuşuyor olabilirim.
Hava kötü olduğundan ve internet çekmediğinden görüntü gidip duruyordur. Daha eve gitmeme 1 saat vardır.
Açlıktan zayıflamışımdır...
Zayıf ve mutsuzumdur.
şimdi kilolu ve mutsuzum.
Neyse.
Artık hayatımda trafik yok.
Yine Instagram'a bakıyorum. Arkadaşlarıma toplamda her şey dahil 8 saat uzaktayım.
parayı da artık önemsemiyorum.
Türkiye'de kazandığım parayı Zara'ya yatırmışım, ülkeden ayrılırken bu yatırımımı dağıtıp geldim.
Türk marketlerde her şey var.
Boğaz havası yok diyeceksiniz ki Etiler'de oturup Kadıköy sahilde çalışan biri için o zaman da boğaz havası pek alamıyordum.
Kanal havası da aldığım yok.
Buradan başka bir ülkeye gidecek olsak Pirinç'in tasmasını, Bigi'nin arabasını, Ekrem'in montunu unutmadığımız sürece sorun yok.
Ben yanıma Paris'ten aldığım bir çiçek resmi var onu alırım heralde. O da küçük olduğundan.
Kızı uyutursam mutlu, zor uyutursam mutsuz, uyumazsa depresyonda hissediyorum.
ruh halim de böyle.
Amsterdam'dan sevgilerimle.
Yorumlar
Yorum Gönder