Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hey hey I wanna be a rockstar

6 yıl önce renk, dans.

VASİYET

Budala gibi hissetti kendi. İsmet üzerinde sadece sabahlığı ve elinde kahvesiyle mutfağın ortasında dikilmiş elindeki gazeteye bakıyordu. Bir anlık şaşkınlıktan sonra gazeteyi masaya koydu ve hızla mutfaktan çıkıp merdivenlerden yukarıya doğru ilerledi. Yatak odasına girdiğinde yatağın karşısındaki antika çekmeceye yöneldi. En üst çekmeceyi açtı ve karıştırmaya başladı. Çekmeceyi karıştırdıkça minik teneke kutuyu buldu. Üzerinde çiçek desenleri olan, paslanmış eski bir çay tenekesiydi bu.  Bir süre elinde çevirdi ve yavaşça açtı. Tek bir resim duruyordu içinde. Önce arkasını okudu; Pera Oteli 1963. Sonra çevirip usulca gülümsedi resme bakarken Dokuz, on yaşlarında beyaz tenli, siyah gözlü, kumral bir çocuk elinde tuttuğu beyaz tavşanı şapkadan çıkartmış, neşeyle kameraya doğru bakıyordu. Yanındaki pelerinli adam da  gururla onu alkışlıyordu. İşte oradaydı. Heybetli görüntüsünün altında şakakları kırlaşmış beyaz tenli kumral adam. Fotoğrafa baka baka merdiven...

Oktoberfest- Münih

Uzaktan, her şey çok güzeldir. 17 Eylül, 2016. Münih.

Jean Jacques Rousseau - Yalnız Gezenin Düşleri

 Bana ufak bir umut ışığı bırakmak becerisini gösterseydiler, bu umut sayesinde beni hâlâ ellerinde tutar, oyalayabilir, gerçekleşmeyen bekleyişimle beni yeni bir üzüntüye mahkûm edebilirlerdi.      Ancak, ellerindeki araçların hepsini birden kullanmadan tükettiler; bana hiçbir şey bırakmamakla kendilerini de her şeyden yoksun ettiler. Beni boğdukları kara çatma, alay, rezillik ve aşağılanma ne artabilir, ne de eksilebilir; ne onlar yeğinleştirebilirler, ne de ben bundan sıyrılabilirim. Perişanlığımı en son sınırına vardırmakta öyle çok çabaladılar ki, bütün insan gücü, cehenneme özgü bütün hilelerin yardımıyla bile, ona hiçbir şey katamaz. Beden sızısı bile bu acıyı çoğaltacağına avutur, beni inletirken içimi çekmekten kurtarır; vücudumun parçalanması yüreğimin parçalanmasını durdurur.      Artık her şey oldu; daha ne korkum var onlardan? Beni daha kötü bir duruma getiremeyeceklerine göre, yeni korkulara düşüremezler.      Kaygı ve kork...

Pazartesi

Get Lucky

Fil hafızasına yazdım: Zaman önemli

Zamana taktım bu ara.  Mezarlıkların yanından geçerken, orada olanların bir çoğuyla aynı zamana sahip olduğumu düşündüm.  Daha azı ya da daha çoğu fark etmez.  Sahip olduğumuz şey: Zaman.  Kaliteyi bir çok şeyde arıyorum.  İnsan, yemek, giyim, malzemesi, işçiliği vs. Zamanın kalitesini atlıyorum.  Durduğumda sosyal medya hesaplarıma bakıyorum. Başkalarının zamanlarına göz atıyorum. Kitap okuyamıyorum.  Odaklanamıyorum hikayeye.  Telefon çalıyor, mesaj geliyor en kötü uykum geliyor.  Kendi zamanımı çalıyorum.  Öldüm mü? Şişmanlıyorum.  Ben yerim de kilo almam günlerim sona erdi.  Yiyorum ve alıyorum.  Çünkü daha az yürüyorum.  Taksi kovalıyorum, metroya koşuyorum. Ama yürümüyorum. Kurgu/ kurmaca dersi alıyorum.  Üretmemi teşvik ederek, tıknamış damalarımı açar diye.  Deniyorum.  Zaman yani. Önemli.  Siz son günlerde zamanınızı neye harcıyo...

Hayalperestler

Onu okumak " ölü toprağını üzerimden çekip aldı. "

Yaratıcı Yazarlık

Hafta sonu Murat Gülsoy'un Boğaziçi Ünv. düzenlediği Yaratıcı Yazarlık kursuna başladım. 10 haftalık bir "hikaye" kendisi. Bakalım farklı yönde yeni bir macera. Belki bu sayede yazarım, bozarım, yeniden yazarım. Bir de deli defteri almalıyım. Herkesin bir deli defteri olmalıymış. Kimsenin okumayacağı, gizli, kirli, eğlenceli bir defter. Sonra yakın dedi. Bakalım. Ben buraya yazarım. Belki size de ilham gelir. Siz de bir yerlere yazarsınız. Ve o kalır. Siz gidersiniz ve o kalır. Hadi ben gittim.

Hayal değil gerçek

Yaz. Yaz.. Yaz... ya da tam tersi. Gözümün gördüğünün en ilerisine doğru baksam. Ufka değil daha ileri. Bulunduğum yerden gördüklerim bir hayal ürünü mü? Hayal gücüm. Hayal gücümüz. Bir anda patlasa. Dağılsa, yok olsa, kaybolsa. Kaybolan binlerce insan gibi. Yüzlerce gerçek anlamda patlayanlarının yanında. Bunlar birer hayal ürünü mü? Bu günler birer yalan, şaka, gerçek dışı akıl almaz mı? Bulunduğum yerden göremediklerim, kaybolanlar var. İyi niyetim ve umutlarım gibi yok oluyorlar. Canımın içi ülkemde kayboluyorlar.