Bu kahrolası muhteşem hayat bir gün ve yüksek ihtimalle ansızın bitecek. Tam bitmeden önce aklım ve algılarım yerinde olursa kendime kızıcam. Eminim. Tüm o naiflik ve güleryüzlülükle bazı insanlara hak ettikleri lafları söylemediğim için, Garip bir duygu hali içinde kalkıp gitmem gerekirken durduğum için çok kızıcam kendime. Ulan! dicem. Bir gün elbet bir gün bitecek öyle ya da böyle, salı ya da pazar belki çarşamba. Perşembe olmasın çok hassasım. Hani o içinde ve dışında olanlar tüm duygular ve yağlar yok olup gidecek. Yemediğim tüm naneler ve bklar. Tüm tatlılar ve mantılar da... Hani yapamadığım, pardon yapmaya cesaret edemediğim, ne varsa başkaları yapacak. Ben de -varsa öteki taraf- oralardan buralara bakarak iç geçireceğim. Pencerede oturan sıdıka misali öylece bakacağım. Kime, neye, neden diye bilmeden anlayamadan geçip gidecek "o" güzelim yıllarım da muhteşem anlarım da. Milyarlarca duyguyu tatmadan gidecek elbet. Ama o milyarlarca duygudan yüz mil...
2010'dan beri devam eden bir çılgınlık.