Ana içeriğe atla

Bir küçük cinnet



En son neyi istediniz?
Bir çanta olabilir, çok uzaklardaki bir ülkeye seyahat, yıllardır görmediğiniz biri, orada olmak, burada kalmak, şuraya doğru uzanmak…

Ne kadar çok şey istiyoruz.
Bilinçli ya da bilinçiz evrene sürekli mesaj gönderiyoruz.

Oysa yedim ben onu.

İsteklerimiz o kadar değişiyor, sevmelerimiz o kadar yüzeysel ki, beğendiğimiz şeyleri ifade ederken sürekli uçlarda yaşıyoruz:
“Ayakkabıya aşık oldum”, “2 kilo verince mükemmel oldun”, “bu şarkıya hasta oldum”

Aşığız, hastayız, aşırı beğendik, delirdik, çıldırdık, fenalaşıyoruz.

Tüm bu duygular bir tür iç kanama.

Toplumsal olarak derinleşemiyoruz.

Anlık bir cinnet bizimkisi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Suyun Altında Nefes Alabiliyorum

 "Suyun Altında Nefes Alabiliyorum" dedim geçenlerde...  bu bir his, bir düşünce balonu ve o balonun içinde denizin altında yüzebiliyorum.  solungaçlarım yok kuyruğum yok ben insan formunda ama özgür  özgürce yüzebiliyorum nefes alabiliyorum korkmuyorum belki düşüncesi korkutucu ama korkmuyorum suya düşmedim kendim atladım derine doğru gidebilirim  okyanusun karanlıklarından da korkmuyorum nefes alabiliyorum sırt üstü uzanıp yukarıya doğru bakıyorum  suyun altında gülebiliyorum  daha da derine gidebilirim çünkü nefes alabiliyorum

Bugünlerde böyle hissediyorum....

https://www.highinthesky.com.au/prints/distant