Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sızım Sızım Sızlar İçim

Sezen Aksu'nun eski ve en güzel şarkılarından... Sezen Aksu – Sızı Albüm Adı : Serçe (1978) Sızım sızım sızlar içim Gözümde akmayan yaşlar İçimde yıllardan kalma birikim Bilmem ne zaman patlar Bilirim sonu var bunun Bilirim sonu gelir her sorunun Bilirim sonu var bunun Çaresi bulunur bilirim her sorunun Hiç aç susuz yaşamadım ki Hiç parasız pulsuz kalmadım ki Hiç aşksız sevgisiz olmadım ki Neden neye kime bu özlem Hiç aç susuz yaşamadım ki Hiç parasız pulsuz kalmadım ki Hiç aşksız sevgisiz olmadım ki Neden neye kime bu özlem Sızım sızım sızlar içim Yüreğimde fırtınalar Ve suskun artık umutlarım Sanki benden hesap sorar Bilirim sonu var bunun Bilirim sonu gelir her sorunun Bilirim sonu var bunun Çaresi bulunur bilirim her sorunun Hiç aç susuz yaşamadım ki Hiç parasız pulsuz kalmadım ki Hiç aşksız sevgisiz olmadım ki Neden neye kime bu özlem Hiç aç susuz yaşamadım ki Hiç parasız pulsuz kalmadım ki Hiç aşksız sevgisiz olmadım ki Neden neye kime bu özlem

Bir ısırık elmalı kek

Bir ısırık elmalı kek gibi. Siz de benimle birlikte not alın.... Kıtırık Malzemeler... - Mümkün olduğu kadar yüksek ses müzik ( Tercihen Pink - Just Like a Pill, şaşırdınız mı? Elmaları dilimlerken ritme ayak uydurun) - Bol tarçın - Bir saksı fesleğen - Enfes kek kreması (Dibini kaşıklamadığınız krema güzel değildir.) Hazırlanış... Hazırladığınız kremayı şarkının en gümbürtü yerinde kalıba dökün. Elmaları tarçına bulayıp üzerine pata pat yerleştirin Yerinizde duramayın ve canınız nasıl istiyorsa öyle dans edin Fırının sıcaklığını kontrol edin Varsa evdeki şaraptan bir yudum alın Ve keki fırına verin :) bon appetit!

And dreamed of

Geçen hafta son hız Bostancı'ya giderken tüm yol ve ışıklar boyunca dinledim.

Size Hiç Milano'dan Bahsetmiş Miydim?

2012 Ekim'di sanırım ki hatırlamıyorum bile tarihini Milano'ya gittim.  Roma'ya göre oldukça gösterişsiz olan bu şehrin, dikkat çeken kısmı kesinlikle insanlarıydı. Roma'da ne kadar bina odaklıysam Milano'da o kadar insan odaklıydım.  Güzel ve jilet gibi insanları, 80'in de bisiklete binen teyzeleri, bebeklerini bisikletlerinin arkasına özenle yerleştiren anneleriyle hayranlık uyandırdı.  Como Gölü'nde George'u göremesem de check-in olmuşluğum var evinden ;)  Fotoğraflarla gezelim... Tramvay'dan bir görüntü: Bütün toplu taşıma araçlarını biletsiz kullanarak gezdiğimi yetkili mercilere söylemeyin. Şehir tramvayla gezilmek için tasarlanmış. Hem insanları hem de şehri görmek için güzel bir yol. Belki Roma'da yaşamak isterdim... Ta ki Milano'nun sokaklarına saklanmış bu güzel binaları görene kadar. Pembenin tonlarındaki çiçekler duvarlara boya olmuş. Sakin, huzurlu ve gel yaşaya yaşaya öl diyordu. ...

Rakının Eriği Olaydım

Şimdi şurada oturup iki kadeh içseydik seninle. Bir akşamüstü hani hafif serin. İlk dublede masaya vurup rakıyı bir kahkaha atsaydık. Şehrin bütün kalabalığından uzakta diyorum. Ayaklarım suya değseydi de aklım hep havalarda olsaydı.

Yeni bir dönem

The Pursuit of Happyness filmindeydi... "Hayatımın bu evresine... koşmak diyoruz..."  Ve sevdiğim bir bölümünü sizinle paylaşıyorum.  Bazen hayattaki değişimlerde ya da zorluklarda hatırlıyorum bu baba- oğlun macerasını.  Yeni bir işe mi başladınız ya da zaman zor mu geçiyor? Bir de bu filmi izleyin ve gerçek zorluk neymiş görün. 

Melankoli

Belki hevesim kaçtı. Sana anlatmadığım çok şey var. Oysa eskiden hep sana anlatmak için yaşadıklarımı aklımda evirip çevirirdim. Big Fish filmindeki bir karaktere büründürürdüm. Ayakkabıları çıkartıp ipe asmak gibi. Masada bir sen bir ben bir de bohem vardı. Sonra ben ve bohem kaldık. Sonra ben de onu masada bırakıp kalktım. Bu yüzden burası boş kaldı. Binlerce fotoğraf var koymadığım. Melankolik haller yazdırıyor insanı kesinlikle. Şairlerin neden şair, yazarların neden yazar oldukları belli: Melankoli. Aşkın ya da hayatın melankolik haline bürünüyorlar. Belli ki melankolim tuttu. Kızdım ve kırıldım. Tutt ki sana ya da ona. Bütün bahanelerim tükendi. Başlıyorum... Nerede kalmıştık?