
İki el boğazımdan sıkıca tutup, ruhum gözlerimden dışarı fırlayacakmış gibi olana kadar beni yere doğru çekti.
Ayaklarımın yere değmesi için külçeler bağlandı fikirlerime.
Düşündüğüm sürece havalarda olacaktım. Anında canlanacaktı herşey. Asfalttan yeşil çimenler yaratabilirdim, havanın grisine bir muzur bakışım yeterdi. Hemen pembeden maviye çalardı.
Başımla ayaklarımı takip etmeyi çok önce bıraktım. Direkt karşıyada çok sık bakmamaya çalışıyorum. Kafamı biraz daha yukarıya kaldırıyorum. Gördüğüm manzarayı kelimelere iğneleyerek yazılarımda hizaya sokuyorum.
Motomotluktan sıkıldığım günlerin hepsinde ben böyle düşünüyorum. Sıradanlaşmaktan korkmadan ama ona aldırmadan sadece olduğum gibi yaşamak istiyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder