Şahsına münhasır bir insandı.
Tuhaftı. Orası kesin.
İsteyipte elde edemediği hayalleri vardı. Kendisine sorarsanız kesinlikle çabalamıştı. Ama bana göre asla yeterince çabalamadı.
Dik başlı, her zaman daha iyisi olduğunu iddia eden biriydi. İlk "her zaman daha iyisi vardır" fikrini duyduğumda bozulmuştum. Gözü her an kapıda olan biri canlanmıştı gözümde. Ama bu nedense beni korkutmadı. Sanırım daha iyisi olmak istedim.
Önce ben saçmaladım sonra o. Önce ben delirdim sonra...Sonra... Sonra o değil. Sanırım o hiç delirmedi. Bu oyunda deli olan sadece bendim.
Bir oyundu. Yazılmamış, doğaçlama bir oyun. Karakterler için oyun devam ettiği sürece bir arada kalabilecekleri bir kurgu. Bir kişinin bile ayakları yere değse bozulurdu herşey.
Bu anlattıklarım geçmişti.
Şimdi bugünle ilgili hikayeyi dinleyin:
Uçakta giderken bulutları görünce daha dikkatli bakmaya başlıyorum gökyüzüne. Puf beyazlık bir süre hoşuma gitsede her zaman renkleri arıyorum. Uçaklarda hiç bir zaman kitap okumam. Sadece izlerim. Merak ederim. Sanırım bu da benzer bir durumdu. Bulutlu insanları görünce renklerini merak edip dikkatle bakıyorum. Sabırla bulutların dağılmasını bekliyorum.
Ve kaderin cilvesi tamamiyle buluttan oluşmuş birine rastladım. Bir noktada kesinlikle bu ilginç geldi sanırım. Şimdi ne kadar sıradan olduğunu anlıyorum.
Hep farklı olmaya çabalayan oldukça sıradan biri.
İşte bu da tanıdığım bir insan hikayesi.
Tuhaftı. Orası kesin.
İsteyipte elde edemediği hayalleri vardı. Kendisine sorarsanız kesinlikle çabalamıştı. Ama bana göre asla yeterince çabalamadı.
Dik başlı, her zaman daha iyisi olduğunu iddia eden biriydi. İlk "her zaman daha iyisi vardır" fikrini duyduğumda bozulmuştum. Gözü her an kapıda olan biri canlanmıştı gözümde. Ama bu nedense beni korkutmadı. Sanırım daha iyisi olmak istedim.
Önce ben saçmaladım sonra o. Önce ben delirdim sonra...Sonra... Sonra o değil. Sanırım o hiç delirmedi. Bu oyunda deli olan sadece bendim.
Bir oyundu. Yazılmamış, doğaçlama bir oyun. Karakterler için oyun devam ettiği sürece bir arada kalabilecekleri bir kurgu. Bir kişinin bile ayakları yere değse bozulurdu herşey.
Bu anlattıklarım geçmişti.
Şimdi bugünle ilgili hikayeyi dinleyin:
Uçakta giderken bulutları görünce daha dikkatli bakmaya başlıyorum gökyüzüne. Puf beyazlık bir süre hoşuma gitsede her zaman renkleri arıyorum. Uçaklarda hiç bir zaman kitap okumam. Sadece izlerim. Merak ederim. Sanırım bu da benzer bir durumdu. Bulutlu insanları görünce renklerini merak edip dikkatle bakıyorum. Sabırla bulutların dağılmasını bekliyorum.
Ve kaderin cilvesi tamamiyle buluttan oluşmuş birine rastladım. Bir noktada kesinlikle bu ilginç geldi sanırım. Şimdi ne kadar sıradan olduğunu anlıyorum.
Hep farklı olmaya çabalayan oldukça sıradan biri.
İşte bu da tanıdığım bir insan hikayesi.
Yorumlar
Yorum Gönder