
Bizim üniversite zamanlarında onun tasarımı olan lokuum (ya da iki o'lusu.) laptoplara radyo reklamı fikri üretmiştik.
Peki neydi bu bey amcamın fark yaratan özellikleri derseniz... Kendi deyimiyle o tuvalet fırçası da tasarlayabilen biri. Başkaları tasarlamayabilir, ama o tasarlıyor ve siz sadece onun tasarımı olduğundan o tuvalet fırçasına minicik bir servet ödeyebiliyorsunuz.

Adamımız vizyonu genişlerden. Ancak vizyonunu sanal ortamlarda genişletmiyor. Hakkında yazılmış yazıları okumuyor, kendini Google'da aratmıyor, teknolojiden mümkün olduğu kadar uzak yaşıyor. Bizim adam bulduğu bütün biyoloji, fizik ve bilim kitaplarını okuyor. Son derece basit ama net fikirleri var: Sadece ayaklarınıza bakarak yürürseniz vizyonsuz olursunuz, bilgelik ve ileri görüş ileriye doğru bakabilmekten geçiyor(muş)
Özellikle hayatın dar bakış açısına ya da başkalarının nasıl baktığına takılıp kalmışlar için kulaklara birkaç küpe hediye ediyor.
Bütün bunların yanında fuzuli bilgi olarak; Starck'ın bir istiridye çiftliği var. Onca malı mülkü ve istiridyeleri :)
Konunun özeti: Kendini başlarının fikir, görüş, kötü bakış ve safsatalarından uzak tutan kim varsa çok başarılı olabiliyor. Bazen kafamızın içini başkalarıyla öyle çok dolduruyoruz ki en sonunda kendi sesimizi, aslında ne istediğimizi kaybediyoruz. Kaybetmeyenlerin hali ortada. Dik başlılık para kazandırmaya başladığında üne, tarza ve bir sanata dönüşebiliyor.
Bana da bir çift küpe hediye etmeli...
YanıtlaSil